Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca'dan sürpriz nikahın ardından ilk sözler

Adnan Oktar Suç Örgütü’nün itirafçı olduktan sonra serbest kalan ve nikâh masasına oturan eski üyeleri Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca, ilk kez konuştu: "Şimdi çok mutluyuz. Ailelerimiz de öyle..."

13 Şubat 2019 Çarşamba, 09:30


Ceylan Özgül (38) ve Ümit Kuruca (30)... Onlar, İstanbul Mali Suçlar Şubesi'nin geçen temmuzda çökertilen Adnan Oktar Suç Örgütü soruşturmasının iki kilit ismi. Operasyon öncesi polise ve savcıya çok kilit bilgiler veren ve örgütün çökertilmesinde önemli rol oynayan ikili Üsküdar Evlendirme Dairesi'nde nikâh masasına oturdu.

Yıllarca örgütün esareti altında yaşayan çiçeği burnundaki çift, yaşadıklarını Sabah Gazetesi'nden Emir Somer'e anlattı. 2003'te örgüte giren Ümit Kuruca, 2016'da ayrıldı. Ceylan Özgül ise 2006-2017 arasında örgütte yer aldı. Özgül ve Kuruca, "Polis titiz bir incelemenin ardından muhteşem bir hazırlık yaptı. Süreci hiçbir bilgi sızması olmadan gizlilik içerisinde yürüttü. Mali Şube'de çalışan polisler, çok yürekli ve cesur olduklarını tüm Türkiye'ye gösterdi. Bizi çağırdılar ve bütün bildiklerimizi anlattı. Devletimiz gücünü gösterdi. Ülkemiz büyük beladan kurtuldu" diye konuştu.

'GÖZ GÖZE GELMEK YASAKTI'

"Ailelerimiz de biz de şimdi çok mutluyuz" diyen çift, evlilik sürecini de paylaştı. Ümit Kuruca, "Ceylan'ın örgütten ayrıldığını öğrendiğimde kendisiyle irtibat kurdum. Özgürce konuşmaya başladık. Göz göze gelmek bile izinli olduğundan fazla konuşma imkânımız olmamıştı. Birbirimize her zaman destek olduk. Birlikte mücadele ettik, bu travmayı birlikte birlikte atlattık. Arkadaşlığımız ilerleyip birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı bulunca evlilik kararı aldık" dedi.

'ÖRGÜTÜ, TABULARI YIKTIK'

Ceylan Özgül ise Adnan Oktar tarafından hiç tanımadığı bir örgüt üyesiyle kağıt üzerinde evlendirildiğini ve 10 yıl evli kaldığını anlattı. Özgül ve Kuruca, "Örgütte gönül rızasıyla evlilik yoktu. Adnan Oktar genellikle kendisinden şikâyetçi olabilecek ve ailesini riskli gördüğü kişileri, aileleri şikâyette bulunduklarında evli olduklarını söylemeleri, kendi rızalarıyla kaldıklarını ifade etmeleri ve neticesinde hukuki açıdan kendisine sorun yaşatmamaları için evlendiriyordu. Biz hem örgütü hem de bu tabuyu yıktık" ifadelerini kullandı. Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca şöyle devam etti:

CEZAEVİNDEN MEKTUPLAR

"İtirafçılar konuşmamaları için çok fazla tehdit aldı. Adnan Oktar örgütü diri tutmak için cezaevinden mektuplar yazıyor ve mektuplarda çizimler yapıyor. İddianameyi gördükten sonra itirafçılar artacaktır. Dosyanın ne kadar dolu olduğunu görecek ve konuşacaklar."

'GÜNEŞ YÜZÜ GÖREMEZ'

Ümit Kuruca ile dünyaevine giren Adnan Oktar'ın ünlü "kedicik"lerinden Ceylan Özgül, hayatında yeni bir sayfa açtığını vurguladı. Özgül, şunları söyledi: "Adnan Oktar bir daha kolay kolay güneş yüzü göremez. Cezaevinden çıkamaz. Dosya o kadar sağlam ki en az 400 yıl hapis cezası alacağını düşünüyoruz. Örgütten ayrıldıktan sonra özgür kalmıştık ama bu operasyondan sonra daha da özgürleştik. Çok daha güzel bir hayat bizim oldu. Oktar, ilaçları gizli gizli kullanırdı ve hastanelerden çok korkardı. İğneden korkan bir adamdı."